Gündem

2026 Adli Tatil Süreci: Başlangıç, Bitiş ve Görüşülen Davalar

Türkiye’de yargı sisteminin işleyişini etkileyen 2026 adli tatil dönemi, 20 Temmuz Pazartesi günü itibarıyla başlamıştır. Bu süreçte adliyelerin tamamen kapanması söz konusu olmamakta; aksine, nöbetçi mahkemeler, savcılık birimleri ve görevli personel, kanunla belirlenmiş acil nitelikteki işleri yürütmeye devam etmektedir.

2026 ADLİ TATİL NE ZAMAN SONA ERİYOR?

2026 yılına ait adli tatilin son günü 31 Ağustos 2026 Pazartesi olarak belirlenmiştir. Yargı mercileri, 1 Eylül 2026 Salı günü itibarıyla olağan çalışma düzenine geçiş yapacak ve 2026-2027 adli yılı bu tarihle birlikte başlayacaktır.

Adli tatil zaman çizelgesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca düzenlenmektedir. Türkiye Barolar Birliği tarafından 2026 yılı için duyurulan takvimde de aynı tarihler yer almaktadır.

ADLİ TATİLİN ANLAMI NEDİR?

Adli tatil, mahkemelerin ve adalet dairelerinin fliyetlerini tamamen durdurduğu bir süreç olarak algılanmamalıdır. Bu dönemde hakim ve savcıların önemli bir bölümü izin kullanırken, nöbetçi mahkemeler, nöbetçi savcılıklar ve ilgili personel aktif olarak görevlerini sürdürmektedir.

Aciliyet arz eden işler, suç soruşturmaları, tutuklu dosyaları ve geçici hukuki koruma talepleri, adli tatil gerekçesiyle bekletilmemektedir. Acil olmayan davaların duruşmaları ise genellikle 1 Eylül sonrasına ertelenmektedir.

Adli tatil süresince dava açma, dilekçe sunma veya kanun yollarına başvurma işlemleri tamamen yasaklanmış değildir. Başvurular yapılabilirken, dosyanın niteliğine bağlı olarak duruşma ve esas incelemeleri adli tatil bitiminden sonraki döneme kalabilmektedir.

ADLİ TATİLDE HANGİ HUKUKİ DAVALAR GÖRÜLMEKTEDİR?

Hukuk mahkemelerinde adli tatil boyunca görülebilecek davalar ve işlemler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesinde ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Gecikmesi halinde hak kaybına veya ciddi zararlara yol açabilecek geçici hukuki koruma talepleri bu dönemde değerlendirilebilmektedir.

İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti talepleri adli tatilde incelenebilmektedir. Bu kararlara ilişkin itirazlar, deniz raporlarının alınması ve dispeççi atanması gibi işlemler de tatil süresince yürütülebilmektedir.

Bir taşınmazın başka bir kişiye devredilme tehlikesi mevcutsa, tapu kaydına tedbir konulması talebi, adli tatilin sona ermesi beklenmeksizin değerlendirilebilmektedir.

NAFAKA İLE İLGİLİ DAVALAR ADLİ TATİLDE GÖRÜLÜR MÜ?

Her tür nafaka davası, adli tatilde incelenebilecek işler arasında yer almaktadır. Tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası talepleri bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılmasına yönelik açılan davalar da adli tatilde ele alınabilmektedir. Ancak, nafakayla bağlantısı olmayan sıradan bir aile hukuku uyuşmazlığı, sadece aile mahkemesinin görev alanına girmesi nedeniyle otomatik olarak adli tatilde görülmemektedir.

VELAYET, SOYBAĞI VE VESAYET DAVALARININ DURUMU NEDİR?

Soybağının reddi, babalığın tespiti ve soybağına ilişkin diğer davalar adli tatilde incelenebilmektedir. Çocuğun velayetiyle ilgili uyuşmazlıklar da bu dönemde değerlendirilebilen işler arasında bulunmaktadır.

Çocuğun sağlığı, güvenliği, eğitimi veya geçici velayeti açısından gecikme riski taşıyan talepler nöbetçi aile mahkemesine sunulabilmektedir. Vasi atanması, vasinin değiştirilmesi ve vesayet makamının iznine bağlı, gecikmesi sakıncalı işlemler de adli tatil sürecinde yürütülebilmektedir.

NÜFUS KAYITLARININ DÜZELTİLMESİNE YÖNELİK DAVALAR GÖRÜLÜR MÜ?

Nüfus kayıtlarındaki yaş, isim, doğum tarihi ve anne-baba bilgisi gibi kayıtların düzeltilmesine ilişkin dava ve işler adli tatilde görülebilmektedir.

Bununla birlikte, isim veya soyadı değişikliği talebiyle nüfus kaydındaki maddi hatanın düzeltilmesi aynı hukuki niteliğe sahip olmayabilir. Talebin adli tatilde görülüp görülmeyeceği, somut uyuşmazlığın özelliklerine göre mahkeme tarafından karara bağlanmaktadır.

İŞ DAVALARI ADLİ TATİLDE İNCELENİR Mİ?

Hizmet akdi veya iş sözleşmesinden kaynaklanan ve işçi tarafından açılan davalar, adli tatilde görülebilmektedir. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret ve yıllık izin alacağı ile işe iade davaları bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kanundaki düzenleme özellikle işçilerin açtığı davalara yönelik olduğu için, işveren tarafından açılan her iş davası otomatik olarak adli tatil istisnasına dahil edilmemektedir.

İFLAS VE KONKORDATO İŞLEMLERİ DEVAM EDER Mİ?

İflas, konkordato ve sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına ilişkin dava ve işlemler adli tatilde yürütülebilmektedir.

Konkordato sürecindeki geçici mühlet, kesin mühlet ve koruyucu tedbir talepleri gibi gecikmesi sakıncalı işlemler, adli tatilin sona ermesi beklenmeksizin değerlendirilebilmektedir.

Yangın, sel veya hırsızlık gibi nedenlerle ticari defterleri kaybolan tacirlerin kayıp belgesi talepleri ile çek, bono ve poliçe gibi kıymetli evrakların iptaline ilişkin işler de bu dönemde incelenebilmektedir.

KEŞİF VE TAHKİM FLİYETLERİ YAPILIR MI?

Mahkemenin daha önce adli tatil döneminde yapılmasına hükmettiği keşifler gerçekleştirilebilmektedir. Özellikle mevsimsel koşullar nedeniyle sadece belirli bir dönemde incelenebilecek tarla, ürün, yapı veya doğal durumlarla ilgili keşifler tatil dönemine bırakılabilmektedir.

Tahkim hükümleri çerçevesinde mahkemenin görev alanına giren hakem seçimi, delil tespiti ve geçici hukuki koruma talepleri de adli tatilde görülebilmektedir.

ÇEKİŞMESİZ YARGI İŞLERİ SÜRER Mİ?

Taraflar arasında geleneksel anlamda bir uyuşmazlığın bulunmadığı çekişmesiz yargı işleri adli tatilde incelenebilmektedir. Mirasçılık belgesi verilmesi, vasi veya kayyım atanması ve terekeye yönelik bazı koruma işlemleri, somut olayın niteliğine göre bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Başka bir kanunda ivedi olduğu açıkça belirtilen dava ve işler de adli tatilde görülmektedir. Mahkeme, bir tarafın talebi üzerine, gecikmenin ciddi bir zarar doğuracağını değerlendirmesi halinde davanın ivedi bir biçimde yürütülmesine karar verebilmektedir.

BOŞANMA DAVALARI ADLİ TATİLDE GÖRÜLÜR MÜ?

Boşanma davasının esasına ilişkin olağan duruşmalar kural olarak adli tatil süresince yapılmamaktadır. Bu duruşmalar genellikle 1 Eylül sonrasına ertelenmektedir.

Ancak, boşanma dosyası içindeki tedbir nafakası, geçici velayet, çocukla kişisel ilişki kurulması ve aile konutuna yönelik tedbir talepleri adli tatilde ele alınabilmektedir. Malvarlığının kaçırılmasını önlemeye veya eş ile çocuğu korumaya yönelik gecikmesi sakıncalı talepler hakkında da karar verilebilmektedir.

Bu nedenle, boşanma dosyalarında adli tatil boyunca hiçbir işlem yapılamayacağını ifade etmek doğru değildir. Davanın esasının bekletilmesi sırasında acil ara kararlar alınabilmektedir.

ADLİ TATİLDE CEZA DAVALARI DEVAM EDER Mİ?

Ceza yargılamasında soruşturmalar, tutuklu dosyaları ve ivedi işler adli tatilde devam etmektedir. Cumhuriyet savcılıkları suç ihbarlarını ve şikayetleri almaya devam ederken, gerekli soruşturma işlemlerini yürütmektedir.

İfade alma, gözaltı, tutuklama ve adli kontrol talepleri ile arama, el koyma ve yakalama işlemleri adli tatil süresince gerçekleştirilebilmektedir. Acil delillerin toplanması, otopsi ve olay yeri incelemeleri de tatil gerekçesiyle ertelenmemektedir.

Sanığın tutuklu olduğu ceza davaları, kişi özgürlüğünü doğrudan etkilediği için adli tatilde devam edebilmektedir. Tutukluluk incelemeleri ve tahliye talepleri de bu süreçte ele alınmaktadır.

Tutuksuz sanıkların bulunduğu ve özel bir aciliyet taşımayan olağan ceza duruşmaları ise çoğunlukla 1 Eylül sonrasına bırakılmaktadır.

İDARE VE VERGİ MAHKEMELERİNDE HANGİ İŞLER İNCELENİR?

İdari yargıda adli tatil yerine çalışmaya ara verme terimi kullanılmaktadır. Bu dönem de 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasında uygulanmaktadır.

Nöbetçi idare ve vergi mahkemeleri yürütmenin durdurulması taleplerini, delil tespiti işlerini ve kanunen belirli bir sürede karara bağlanması gereken uyuşmazlıkları incelemektedir.

Görevden çıkarma, atama, ruhsat iptali, yıkım, ihale, öğrencilik, sınav veya iş yeri kapatma işlemlerine karşı yapılan yürütmenin durdurulması başvuruları, koşullarına göre nöbetçi mahkemenin önüne gelebilmektedir.

Bu örneklerde mahkemenin mutlaka yürütmenin durdurulmasına karar vereceği anlamı çıkmamaktadır. Nöbetçi mahkeme, başvurunun kanundaki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirmektedir.

ADLİ TATİLDE DAVA AÇILABİLİR Mİ?

Adli tatil süresince dava açılması ve dilekçe sunulması mümkündür. Hukuk, ceza ve idari yargıya ilişkin başvurular tatil döneminde de yapılabilmektedir.

Dava, cevap, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ilgili mercilere sunulabilmektedir. Hukuk mahkemelerinde dosyanın yenilenmesi, tebligat yapılması, gerekçeli kararın hazırlanması veya tebliği ve dosyanın başka bir mahkemeye gönderilmesi gibi işlemler de sürdürülebilmektedir.

Dosyaların bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi de adli tatil döneminde gerçekleştirilebilmektedir. Adli tatil, vatandaşların dava açma veya dilekçe verme hakkını ortadan kaldırmamakta; daha çok duruşmaların ve esas incelemelerin takvimini etkilemektedir.

ADLİ TATİLDE HUKUK DAVALARINDA SÜRELER NASIL HESAPLANIR?

HMK kapsamındaki ve adli tatile tabi bir işte kanuni sürenin son günü 20 Temmuz ile 31 Ağustos dönemine denk gelirse, süre, adli tatilin sona ermesinden itibaren bir hafta uzamış kabul edilmektedir.

Bu düzenleme çerçe

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu