Gündem

Şanlıurfa’daki Şafak Operasyonları Sonrası Barodan Kritik Açıklama

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü birimleri, terör suçlarına karşı yürütülen çalışmalar çerçevesinde eş zamanlı bir operasyon gerçekleştirdi.

Operasyon neticesinde, terör örgütü TKP/ML üyesi olduğu tespit edilen 9 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda, çok sayıda yasaklı yayın ve dijital materyale el konuldu.

URFA BAROSU’NDAN OPERASYONLARA YÖNELİK BİLDİRİ

Gözaltı süreçlerinin ardından Şanlıurfa Barosu Av. Kazım Ekinci İnsan Hakları Merkezi, resmi sosyal medya hesapları aracılığıyla konuya ilişkin bir açıklamada bulundu.

Baro, operasyonların yaklaşan NATO Zirvesi bahane edilerek yapıldığını ve bazı siyasi parti mensuplarını da kapsadığını belirterek şu ifadelere yer verdi: “Yaklaşan NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek Urfa’da gerçekleştirilen gözaltılar, temel hak ve özgürlüklerin güvenlik politikaları adına bir kez daha ağır biçimde sınırlandırıldığını göstermektedir. Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP), Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) üye ve yöneticilerine yönelik şafak operasyonlarıyla gerçekleştirilen gözaltılar; kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ile barışçıl toplantı ve gösteri hakkı bakımından ciddi hak ihlali iddiaları doğurmaktadır.”

“HUKUK VARSAYIMLAR ÜZERİNE İNŞA EDİLEMEZ”

Gözaltıların somut eylemlere değil, gelecekteki eylem ihtimallerine dayandırıldığı ileri sürülen açıklamanın devamında şu satırlar yer aldı: “Kamuoyuna yansıyan bilgiler, bu gözaltı işlemlerinin işlendiği iddia edilen somut bir fiille değil, kişilerin ileride demokratik bir eyleme katılabilecekleri yönündeki varsayımlara dayandırılmaya çalışıldığını göstermektedir. Oysa ceza muhakemesi hukuku varsayımlar üzerine değil; somut olgulara, hukuka uygun delillere ve makul suç şüphesine dayanır. Henüz gerçekleşmemiş bir eylem ihtimali gerekçe gösterilerek kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakılması, hukuk devleti ilkesi ve kişi özgürlüğü ile güvenliği hakkıyla bağdaşmamaktadır.”

DEMOKRATİK HAKLARA VURGU VE ÇAĞRI

İfade ve örgütlenme özgürlüğünün demokratik toplumlarda suç teşkil etmediği belirtilen metnin sonunda, ilgili makamlara Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uyma çağrısı yapılarak şu sözler paylaşıldı: “Demokratik toplumlarda savaşa, emperyalist politikalara, ekonomik krizlere ya da iktidarın politikalarına karşı düşüncelerini açıklamak, örgütlenmek ve barışçıl protesto hakkını kullanmak suç değildir. Siyasal düşüncelerin kolluk tedbirleriyle bastırılması, demokratik toplum düzenini ve hukuk devletini zedelemektedir. Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi olarak; kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına, ifade özgürlüğüne, örgütlenme özgürlüğüne ve barışçıl toplantı ve gösteri hakkına yönelik keyfi müdahaleleri kabul etmiyoruz. Yetkili makamları, Anayasa’ya, tarafı olunan uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve ceza muhakemesinin temel ilkelerine uygun davranmaya; hukuki dayanaktan yoksun özgürlüğü kısıtlayıcı uygulamalara derhal son vermeye çağırıyoruz. Temel hak ve özgürlükleri hedef alan her türlü hukuka aykırı uygulamanın takipçisi olacağımızı; hukuk devletini ve insan haklarını savunmayı kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu