Gündem

Şanlıurfa’da Ebeveynlerin Gençlerle İmtihanı: “Önceden 15 Yaşına Kadar Müdahale Ederdik, Şimdi 25 Yaş Bile Yetmiyor”

Şanlıurfa’da gençlerin geleceğe yönelik planları, öğrenim süreçleri ve arkadaş çevreleri konusunda ebeveynlerin nasıl bir yaklaşım benimsemesi gerektiği, kentin gündemindeki en çok tartışılan meseleler arasında bulunuyor. Dijitalleşmeyle birlikte dönüşen sosyal ortamlar ve dış etkenler, evlatlarını korumayı amaçlayan aileleri daha yoğun bir denetim uygulamaya yönlendiriyor.

Şanlıurfa’da Gençleri Dış Tehlikelere Açık Hale Getiren Etkenler

Ekonomik güçlükler sebebiyle bazı gençlerin erken yaşlarda iş hayatına girmesi, eğitim olanaklarına ulaşmada karşılaşılan sorunlar, gelecek kaygısı ve aile içindeki iletişim kopuklukları, gençlerin dış tehlikelere karşı daha savunmasız kalmasına yol açabiliyor. Ailesinden yeterli destek alamadığını ya da anlaşılmadığını düşünen gençlerin yanlış çevrelere yönelme ihtimali ise ebeveynlerin kaygılarını derinleştiriyor.

Görüşlerine başvurulan Şanlıurfalı vatandaşlar, “Aileler gençlerin geleceğine müdahale etmeli mi?” sorusunu yanıtlayarak kuşaklar arasındaki değişimi, teknoloji bağımlılığını ve ebeveyn kontrolünün sınırlarını değerlendirdi.

Vatandaşlar Aile Müdahalesinin Sınırlarını Değerlendirdi

“KÖTÜ YOLA SAPMADIĞI SÜRECE GENÇLERİN HAYALLERİNE SAYGI DUYULMALI”

Ailelerin çocuklarını zararlı ortamlardan uzak tutmak için gözetim sağlaması gerektiğini, bununla birlikte gençlerin hayallerine ve kişisel tercihlerine de alan tanınmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Muhammet Sancaktar şu değerlendirmede bulundu:

“Şanlıurfa’da bazı aileler çocuklarının bulunduğu ortamlara yeterince müdahale etmiyor ama aslında etmeleri gerekiyor. Şimdiden yalan söyleyen ve kötü alışkanlıklar edinen küçük yaşta çocuklar var. Ancak aileler, çocukları kötü bir yola sapmadığı sürece geleceğine çok fazla karışmamalı. Çocuğun okumasına, giyimine, üniversite tercihine veya özel hayatına kendi ayakları üzerinde durana kadar aşırı müdahale edilmemeli. Aileler genellikle çocuklarının iyiliğini ister. Bu yüzden çocuklarının geleceğine, hayallerine, gitmek ve görmek istedikleri yerlere saygı gösterip izin vermeliler. Ailesi yanında olmazsa o çocuk hep eksik kalır. Benim için ailem her zaman haklıdır çünkü benim kötülüğümü istemiyorlar”

“ÖNCEDEN 15 YAŞINA KADAR MÜDAHALE EDERDİK, ŞİMDİ 25 YAŞINA KADAR SÜRÜYOR”

Teknoloji bağımlılığı ve olumsuz arkadaş grupları nedeniyle çocukları korumanın geçmiş yıllara oranla çok daha güç hale geldiğini dile getiren Yakup Özdemir ise görüşlerini şöyle aktardı:

“Şu anki teknoloji ortamları ve arkadaş grupları nedeniyle nesil olumsuz etkileniyor, biz de artık çocuklarımızı korumak istiyoruz. Kötü alışkanlıklara başlayan ama bunu ailesine söylemeyen çok küçük yaşta çocuklar var. Bu durum biraz ekonomiye, biraz da aile yapısına bağlı. Ben bir baba olarak çocuklarımın iyiliğini düşünüyorum; gelecekte hangi okulu, hangi üniversiteyi okumak isterlerse arkalarındayım. Onlara her zaman sevgi ve saygıyı öğretirim. Ben bunları yapmazsam çocuğum sevgi ve saygıyı bilmez, kötü yola sapar ve zararlı alışkanlıklar edinir. Önceden böyle değildi; 15 yaşına kadar çocuğa müdahale ederdik, sonrasında böyle sorunlar yaşanmazdı ve düzgün bir birey olarak hayatını sürdürürdü. Şimdi ise 25 yaşına kadar müdahale ediyoruz ama ne yaparsak yapalım kendileri için yanlış olan şeylere yönelebiliyorlar. Teknolojiye bağımlı hale gelen bazı gençler okumak veya çalışmak istemiyor. Onlar için ne kadar iyi bir gelecek istesek de sanki kötülüklerini istiyormuşuz gibi davranan çok sayıda genç var”

“AİLELERİN TEK BASKISI ÇOCUKLARINA İYİ BİR GELECEK İNŞA ETMEK”

Bölgedeki ailelerin evlatlarının eğitimi uğruna büyük fedakârlıklar gösterdiğini ve ebeveyn yönlendirmesinin tamamen gençlerin yararına olduğunu vurgulayan Ahmet Can Karasangur da şu ifadeleri kullandı:

“Güneydoğu’da çoğu aile, çocukları okusun diye ellerinden gelenin fazlasını yapıyor fakat bazı gençler yanlış yollara saparak bu emeğin karşılığını vermiyor. Okullarda yaşanan bazı şiddet olayları nedeniyle çocuklarını okula gönderirken endişe duyan aileler bile var. Kimi gençler ise ekonomik şartlardan dolayı erken yaşta çalışmak zorunda kalıyor ve ailesinin geleceği için çabalıyor. Ailelerin çocuklar üzerindeki tek baskısının, onlara iyi bir gelecek inşa etmek olduğunu düşünüyorum”

“GENÇLER KOLAY PARA PEŞİNDE, AİLE MÜDAHALESİ ŞART”

Gençler arasında kolay para kazanma isteğinin, internet bağımlılığının ve zararlı alışkanlıkların giderek yaygınlaştığına dikkat çeken ve ailelerin mutlaka tedbir alması gerektiğinin altını çizen Eyüp Kasım Dağtekin ise açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Aileler gençlerin geleceğine müdahale etmeli çünkü aksi takdirde kötü yollara sapabilirler. Okullarda yaşanan şiddet olaylarını ve zararlı alışkanlıkları görüyoruz. Çocukların saygılı bireyler olması için ailelerin müdahale etmesi gerekir. Bir anne ve baba elinden geldiğince çocuğuna her konuda yardımcı olmalıdır. Şimdiki nesilde okumak istemeyen, ailelerin zoruyla okula giden gençler var. Çoğu kişi kolay para kazanma peşinde; internet bağımlılığının yanı sıra kötü alışkanlıklar da artıyor. Bu nedenle aileler çocuklarının geleceğine mutlaka müdahale etmelidir”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu