Urfa’da Hristiyan Ailede Doğdu, İslam’ın Büyük Alimlerinden Biri Oldu

Şanlıurfa’nın tarih boyunca yetiştirdiği önemli din alimlerinden biri olan Abdülkadir er-Ruhavi, hadis ve fıkıh alanındaki faaliyetları, yaptığı ilim yolculukları ve yetiştirdiği öğrencilerle İslam ilim tarihinde önemli bir yere sahip oldu.
URFA’DA DOĞDU, MÜSLÜMAN OLDU
Künyesi Ebu Muhammed, babasının adı ise Abdullah olan Abdülkadir er-Ruhavi, 1142 yılında Urfa’da dünyaya geldi. Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak doğan Abdülkadir er-Ruhavi, henüz çocuk yaşlarda iken Müslüman oldu.
1146 yılında Selçuklu Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi’nin Urfa’yı fethetmesinin ardından Harranlı Fehimoğulları’ndan biri tarafından esir alınan Abdülkadir er-Ruhavi, bu kabile içerisinde İslamiyet’i kabul etti. Kur’an-ı Kerim’i ezberlemesinin ardından efendisi tarafından serbest bırakıldı. Bu nedenle kaynaklarda “el-Fehmi el-Harrani” adıyla da anıldı.
İLİM İÇİN ŞEHİR ŞEHİR GEZDİ
Abdülkadir er-Ruhavi, ilim öğrenmek amacıyla döneminin önemli ilim merkezlerini dolaştı. Musul, İsfahan, Hamedan, Bağdat, Herat, Merv, Nişabur, Şam, Mısır, İskenderiye, Erbil, Harran, Basra ve daha birçok şehirde dönemin tanınmış alimleriyle görüştü. Bu yolculukları sırasında çok sayıda alimden hadis-i şerif dinledi ve çeşitli eserlerden faydalandı.
ÇOK SAYIDA ALİM YETİŞTİRDİ
Abdülkadir er-Ruhavi’nin yetiştirdiği öğrenciler arasında dönemin önemli ilim adamları da bulunuyordu. İbnü’s-Salah, İbn-i Abduddaim, Yahya bin Sayrafi, Abdülaziz bin Saykal el-Harrani ve Ebu Abdullah bin Hamdan, onun öğrencileri arasında gösterilmektedir.
Hanbeli mezhebine mensup olan Abdülkadir er-Ruhavi, özellikle hadis ve fıkıh alanındaki faaliyetlarıyla tanındı.
HAYATININ SON DÖNEMİNİ HARRAN’DA GEÇİRDİ
Uzun yıllar boyunca farklı İslam beldelerinde ilim tahsil eden, ders veren ve öğrenciler yetiştiren Abdülkadir er-Ruhavi, hayatının ilerleyen dönemlerinde Harran’a döndü. 1215 yılında Harran’da vefat eden Abdülkadir er-Ruhavi’nin mezarının günümüzde kayıp olduğu belirtiliyor.
Abdülkadir er-Ruhavi hakkında aktarılan dikkat çekici rivayetlerden biri de ölümünden birkaç gün sonra görüldüğü söylenen rüyadır. Ebu’l-Feth Nasrullah bin Ebu Bekir bin Ömer el-Ferda el-Harrani’nin aktardığına göre, Abdülkadir er-Ruhavi’nin vefatından 3-5 gün sonra kendisini rüyasında bir mescitte, elinde kitapla hadis-i şerif okurken gördü.
Rüyada kendisine “Siz vefat etmemiş miydiniz?” diye sorulduğunda Abdülkadir er-Ruhavi’nin, hadis ilmini öğrenmenin ve okumanın ölümle sona ermeyeceği anlamındaki ifadeler kullandığı aktarılır.
