Şanlıurfa’da Öldürülen Muhammed Kendirci’nin Ailesinden Çağrı

Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde, Kasım 2025’te bir marangoz atölyesinde yaşanan olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Muhammed Kendirci’nin ailesi, oğullarının ölümünün ardından adalet mücadelesini sürdürüyor. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında zorunlu stajını yaptığı iş yerinde yüksek basınçlı hava kompresörüyle ağır şekilde yaralanan Muhammed, hastanede gördüğü tedavinin ardından yaşamını yitirmişti.
Olayın ardından gözaltına alınan iş yerinde çalışan kalfa tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Muhammed Kendirci’nin ailesi ise yayımladığı mesajla yaşadıkları acıyı dile getirerek davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.
“HENÜZ 15 YAŞINDA BİR ÇOCUKKEN HAYATTAN KOPARILDI”
Muhammed’in ailesi tarafından gerçekleştirilen açıklamada, çocuklarının MESEM öğrencisi olarak zorunlu stajını yaptığı marangoz atölyesinde yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.
Aile, Muhammed’in yarım kalan hayallerinin kendileri için en büyük acı olduğunu belirterek, adalete olan inançlarını koruduklarını ifade etti. Açıklamada, “Bugün burada sadece yas tutan bir aile olarak değil, evladının hakkını sonuna kadar arayacak olan anne ve babayız” ifadelerine yer verildi.
“HAKKINI SONUNA KADAR ARAYACAK OLAN ANNE VE BABAYIZ”
Muhammet Kendirci’nin ailesi yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Bizler, henüz 15 yaşında bir çocukken, MESEM öğrencisi olarak zorunlu stajını yaptığı mobilya atölyesinde hayattan koparılan Muhammet Kendirci’nin ailesiyiz. Biricik evladımız, o atölyede maruz kaldığı ve hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği korkunç bir olayla bizden koparıldı. Muhammet’in yarım kalan hayalleri bizim en büyük acımız, adalete olan inancımız ise tek tesellimizdir. Bugün burada sadece yas tutan bir aile olarak değil, evladının hakkını sonuna kadar arayacak olan anne ve babayız. Muhammet’in davası, bu memlekette çocukların canını hiçe sayanlara karşı verilen bir adalet mücadelesidir. Sessiz kalmayacağız!
12 BARLIK BİR ÖLÜM MAKİNESİYLE EVLADIMIZI KATLETTİLER!
15 yaşındaki bir çocuğun bedenine 12 bar basınçlı hava sıkmak ne bir ‘şaka’dır ne de ‘kaza’! Bu, açık bir cinayettir! Adli Tıp raporları, evladımız Muhammet’in o küçücük bedeninin nasıl bir vahşete maruz kaldığını, iç organlarının nasıl parçalandığını tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor. Günlerce hastanede can çekişen evladımızın çektiği tarif edilemez acıların faili olanların, ‘şakasıyorduk’ yalanının arkasına sığınmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu yüksek basınçlı gücün bir çocuğu öldüreceğini bilmemek imkansızdır; bu vahşeti hafifletmeye çalışan her türlü yaklaşıma karşıyız.
‘OLASI KAST’ DEĞİL, BU BİR KATLİAM!
Evladımızın hayati organlarına doğrudan, bilerek ve isteyerek 12 bar basınçlı hava verilmesini ‘olası kast’ diyerek geçiştirmek, Muhammet’in aziz hatırasına ve bizim yanan yüreğimize hakarettir! İlk tahkikatda ‘Doğrudan Kast’ şeklinde hazırlanan dosyanın, sonradan ne sebeple ‘Olası Kast’a çevrildiğini soruyoruz. Bir çocuğun iç organlarını parçalayan bu canice eylemi ‘olursa olsun’ mantığıyla açıklayamazsınız! Oğlumuza gerçekleştirilen saldırı, sonucu belli, hedefi belli bir saldırıdır. Adaletin terazisinin ‘şakasıyorduk’ mazeretiyle eğilip bükülmesine, bu vahşetin basit bir hata gibi gösterilmesine karşıyız. Bizim için bu dava sadece bir ceza davası değil; evladımızın canının kıymetini koruma kavgasıdır!
BU ADALET KAVGASI MUHAMMET İÇİN, TÜM ÇOCUKLAR İÇİN! SESSİZ KALMAYIN!
Evladımız Muhammet’in hayallerini, geleceğini ve yaşam hakkını çalanlar, hukuk oyunlarıyla en az cezayla kurtulamazlar! Bizim adalet inancımız, sadece bir temenni değil; son nefesimize kadar sürdüreceğimiz bir kavgadır. Muhammet’i geri getiremeyiz ama katillerin hak ettiği cezayı almasını sağlayabiliriz. Bugün Muhammet’in başına ulaşan bu vahşete sessiz kalanlar, yarın başka çocukların da benzer bir zulme uğramasına ortak olacaktır. Sesimize ses olun, bu çığlığa ortak olun! Adalet yerini bulana kadar durmayacağız, susmayacağız, vazgeçmeyeceğiz!”
