Gündem

Cübbeli Ahmet Hoca Sessizliğini Bozdu! Alihan Kuriş Operasyonu İçin Söyledikleri Gündem Olacak

Alihan Kuriş ve beraberindeki isimlere yönelik operasyonun ardından Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’den dikkat çeken bir açıklama geldi. 13 Şubat sabahı birçok ilde gerçekleştirilen operasyonun ardından Kuriş ile birlikte çok sayıda kişi gözaltına alınırken, 31 şüphelinin tutuklanarak cezaevine yollandıği aktarıldı. Ünlü ise kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapının yönetimine yönelik ağır suçlamalarda ele geçirildi ve operasyonu “geç kalınmış” olarak nitelendirdi.

Operasyonun ardından diğer dini cemaatlerden kamuoyuna yansıyan belirgin bir tepki görülmezken, Ahmet Mahmut Ünlü’nün uzun açıklaması gündem yarattı. Ünlü, operasyonun tasavvuf ehline veya dini yapılara yönelik olduğu iddialarına karşı çıkarak, müdahalenin belirli suçlamalarla karşı karşıya bulunan yönetim kadrosuna yönelik olduğunu savundu.

Ünlü’nün açıklamasında dile getirdiği FETÖ bağlantısı, kara para aklama, dış güçlerle ilişki ve diğer suçlamaların kendi iddiaları olduğu ve yargı kararıyla kesinleşmiş olgular olarak değerlendirilemeyeceği önem taşıyor.

Cübbeli Ahmet Hoca’dan Alihan Kuriş Operasyonu Açıklaması

Ahmet Mahmut Ünlü, Alihan Kuriş operasyonu hakkındaki değerlendirmesinde, iktidarın Müslümanlara veya tasavvuf çevrelerine yönelik genel bir operasyon gerçekleştirdiği yorumlarına itiraz etti.

Ünlü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti hükümeti asla Müslümanlara ve tasavvuf ehline zulüm yaparak baskın yapan bir yönetim şeklini benimsememiştir. Bunun ispatı için delile bile hâcet yoktur. Ancak FETÖ gibi dış güçlerle irtibat kuran ve memleketi işgal ettirmek için darbe yapmaya kalkışan yapılardan ders çıkaran devletimiz şu anda FETÖ olma yolunda hızla ilerleyen Alihan Kuriş suç örgütüne bir operasyon yapmıştır. Burada devlet nezdinde suçlar tespit edilmiştir. Ayrıca bu suçlar ile bu kişilerin yargılanmaması durumunda şu anda zaten Almanya’nın elinde olan bu örgüt merkezinin daha aktif rol alacağı ve FETÖ gibi 150 kadar ülkede faaliyetlerini artıracağı ve FETÖ ile iltisak kurduğu gibi tespitler mülâhazasıyla devletin ve milletin bu gibi yapılardan zarar görmemesi için hükümetimiz ve devletimiz İslam’a ve Müslümanlara zarar getirmeyecek şekilde medreselere dokunmaksızın gayri meşrû işlere bulaşmış olan yönetim kadrosuna böyle bir operasyon yapmak mecbûriyetinde kalmıştır.”

“Milletimiz Bu Yalana Kanmaz”

Ünlü, operasyonun siyasi tercihler nedeniyle gerçekleştirildiği yönündeki iddialara da tepki gösterdi. İçişleri Bakanı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Ünlü, söz konusu operasyonun dini yapılara karşı gerçekleştirildiği yorumunu reddetti.

Ünlü açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Görüldüğü üzere; konuyu kıymetli İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi Beyefendi açıklamıştır ki kendisi Hâfız-ı Kur’an olan bu kıymetli bakanımızın Müslümanlara kumpas kuracağı ve İslâmî yapılara zarar vereceği hayâl bile edilemez. Onun için olayları birbirine karıştırmak isteyenler burada tasavvuf ehline ve dindarlara operasyon yapıldığı gibi göstermek istiyorlarsa da milletimiz bu yalana kanmayacak kadar akıllı ve uyanıktır. AK Parti’ye rey vermedikleri için kendilerine operasyon yapıldığını söyleyenler kezzâbtır.”

Ünlü ayrıca söz konusu yapının geçmişte AK Parti ve Necmettin Erbakan’a yönelik siyasi tutumuna ilişkin kendi değerlendirmelerini de paylaşarak operasyonun siyasi destek meselesiyle açıklanamayacağını savundu.

Cübbeli Ahmet Hoca: “Geç Kalınmış Bir Operasyon”

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ünlü’nün operasyonun zamanlamasına ilişkin sözleri oldu. Ahmet Mahmut Ünlü, geçmişte de söz konusu gerçekleştirilenmaya ilişkin uyarılarda ele geçirildiğunu öne sürdü.

Ünlü şu ifadeleri kullandı:

“Biz sizi daha önce birçok vesileyle bu gerçekleştirilenmanın Alman devleti güdümünde FETÖ ile iltisaklı bir şekilde çalıştığı ve milli değerlerimize cephe aldığı hususunda uyarmıştık. Birçok mesele gibi bu da maalesef geç kalınarak ele alınmış olmakla beraber ‘Zararın neresinden dönülürse kârdır’ kabîlinden değerlendirilmelidir.”

Ünlü’nün bu ifadelerinde yer alan Almanya ve FETÖ bağlantısına ilişkin değerlendirmeler de Ünlü’nün iddiaları niteliğinde bulunuyor.

FETÖ İlişkisine Dair Dikkat Çeken İddialar

Ahmet Mahmut Ünlü açıklamasında, kamuoyunda Süleymancılar olarak anılan yapı ile FETÖ arasındaki ilişkinin 2000’li yıllara uzandığını ileri sürdü. Ünlü, 2009 yılında gerçekleştiğini iddia ettiği bir görüşmeyi örnek gösterdi.

Açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Süleymancıların FETÖ ile ilişkisi 2000’li yıllardan başlıyor. Şöyle ki 2009’da FETÖ terör örgütünün sözde TSK gerçekleştirilenması imamı Hamdullah Öztürk Ümraniye’de, o zaman Süleymancıların reisi olan, Ahmet Arif Deniz Olgun’u ziyaret ediyor ve beraber yemeğe çıkıyorlar ve ondan sonra birlik hareket etme kararları alınıyor.”

Ünlü ayrıca Erdal Arıkan’a atfettiği sözler üzerinden yapı içerisindeki yöneticilerin faaliyetlerinden bazı dini eğitim kadrolarının haberdar olmadığını öne sürdü.

“Biz de Neler Döndüğünden Haberdar Olamadık”

Ahmet Mahmut Ünlü’nün aktardığına göre Erdal Arıkan’ın konuya ilişkin sözleri şöyle:

“Biz medreselerde Üstaz Süleyman Efendi Hazretleri’nin öğrettiği medrese usûlü dersleri okutmakla meşgul olduk. Ama başımızdaki yöneticilerin FETÖ’cülerle görüştüğünden hiç haberimiz olmadı. Lakin özellikle 2000’lerden sonra Süleyman Efendi Hazretleri’nin tekâmül icâzetiyle yetişmemiş, onun tekâmülünden nasîbi olmayan ve tarîkat usûl ve âdâbını zerre kadar bilmeyen insanlar başımıza yönetici oldu. Biz de neler döndüğünden haberdar olamadık.”

Bu ifadeler de Ünlü’nün açıklamasında bir başka kişiye atfen aktarılan beyanlar arasında yer aldı.

Süleymancılarda Bozulmanın Ne Zaman Başladığını Açıkladı

Ahmet Mahmut Ünlü, açıklamasının devamında yapının yönetim anlayışının zaman içerisinde değiştiğini öne sürdü. Ehliyet, liyakat ve dini eğitim kriterlerinin yerine aile ve soy bağlarının belirleyici hâle geldiğini iddia eden Ünlü, bu değişimin gerçekleştirilenmanın yönünü değiştirdiğini savundu.

Ünlü, Hüseyin Kaplan, Hüseyin Kumaş, Hüseyin Yağcı ve Mehmet Emre gibi isimlerin yönetim ve istişare süreçlerinden uzaklaştırıldığını ileri sürdü. Ardından holdingleşme ve farklı çevrelerle ilişkilerin öne çıktığını iddia etti.

Açıklamasında Alihan Kuriş yönetimine yönelik yolsuzluk, kara para aklama ve yasa dışı faaliyetler gibi son derece ağır suçlamalar da dile getiren Ünlü’nün bu sözleri, kesinleşmiş mahkeme hükmü değil, açıklamayı yapan kişinin iddiaları olarak kayda geçti.

İsmailağa Cemaati İçin de Uyarıda ele geçirildi

Cübbeli Ahmet Hoca’nun açıklaması yalnızca Süleymancılar ve Alihan Kuriş ile sınırlı kalmadı. Ünlü, İsmailağa Cemaati’nin yönetim yapısına ilişkin de dikkat çeken eleştirilerde ele geçirildi.

Mahmud Ustaosmanoğlu döneminde görev yapan isimlerle istişarenin önemine vurgu yapan Ünlü, Abdullah Kılıç’ın genel sekreterlik görevine getirilmesini eleştirdi ve benzer yönetim sorunlarının İsmailağa içerisinde de ortaya çıkabileceğini ileri sürdü.

Bu bölüm, Ünlü’nün kendi mensubu olduğu dini çevrenin yönetim anlayışına yönelik eleştirileri nedeniyle açıklamanın en çok dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

“Yaşananlardan İbret Alınsaydı Bunlar Olmazdı”

Ahmet Mahmut Ünlü, Alihan Kuriş üzerinden “oğul, damat ve torun” merkezli yönetim anlayışını eleştirerek dini yapılarda ehliyet ve liyakatin terk edilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Ünlü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İsmailağa’da da maalesef aynı şeyler gözlenmekte olup iş ehliyet ve liyâkattan çıkarılıp oğul, damat, torun ve kayınbirader noktasında şekil aldığı zaman tarihin tekerrür etmesi kaçınılmaz olacaktır. Eskilerin deyimiyle: ‘Tarih tekerrürden ibârettir. Ama ibret alınsaydı hiç tekerrür eder miydi?!'”

Ünlü, açıklamasının son bölümünde cemaat mensuplarının bilgi kaynaklarını sorgulaması gerektiğini savunurken, şeffaf olmayan yönetimlere maddi destek verilmesine yönelik sert ifadeler kullandı.

Alihan Kuriş Operasyonu Sonrası Gözler tahkikatda

Alihan Kuriş ve beraberindeki şüphelilerin tutuklanmasıyla tahkikat yeni bir aşamaya geçti. Ahmet Mahmut Ünlü’nün operasyonun ardından yayımladığı uzun açıklama ise dini cemaatler arasındaki tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.

Ünlü’nün özellikle “geç kalınmış bir operasyon” ifadesi, FETÖ bağlantısına ilişkin iddiaları ve İsmailağa Cemaati’nin mevcut yönetimine yönelik uyarıları dikkat çekti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu