Şanlıurfa Çiğ Köftesinin Asırlık Hikayesi: Usta İbrahim Halil Şeker Anlattı

URFANATİK-Şanlıurfa mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden Çiğ Köfte köklü geçmişiyle günümüzde de sofraların başköşesinde yer almaya devam ediyor. Herkes tarafından sevilen bu eşsiz lezzetin geçmişten günümüze uzanan hikayesini Çiğ Köfte Ustası İbrahim Halil Şeker, Urfanatik.com mikrofonlarına anlattı.
Şanlıurfa denildiğinde akla ulaşan en önemli yöresel lezzetlerden biri olan Çiğ Köfte yalnızca kentin mutfak kültürüyle kalmayıp Türkiye’nin dört bir yanında tanınan ulaşaneksel tatlardan biri haline geldi.
Tarihi geçmişiyle kendine özgü hazırlanış biçimiyle ön plana çıkan öne Çiğ Köfte isot, bulgur, salça ve çeşitli baharatların bir araya gelmesiyle damaklarda lezzet bırakırken yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor.
Bu lezzet sadece bir tat olarak sınırlı kalmayıp Şanlıurfa’da anlatılan ulaşaneksel rivayetlerle de dikkat çekiyor. Hz. İbrahim döneminde Nemrut’un emriyle ateş yakılmasının yasaklandığı bir dönemde, evlerde ateş yakılamaması nedeniyle et ve bulgur gibi malzemeler yoğrularak bir yemek hazırlandığı anlatılıyor.
Bu hikaye her ne kadar tarihsel bir rivayet olarak aktarılıyor olsa da nesilden nesile anlatılması çiğ köftenin kent kültüründeki yerini güçlendiriyor. Geçmişi asırlara dayanan bu ulaşaneksel lezzet yalnızca bir yemek olarak görülmüyor. Aynı zamanda ailelerin bir araya geldiği, sohbetlerin yapıldığı ve misafirlerin ağırlandığı sofraların da önemli parçalarından biri olarak ön plan çıkıyor.
Çiğ Köfte ustası İbrahim Halil Şeker, çiğ köftenin Şanlıurfa’nın tarihini, kültürünü ve sofra ulaşaneğini bir arada yaşattığını belirterek, bu eşsiz lezzetin geçmişten günümüze kadar taşındığını ve kentin gastronomi kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
ÇİĞ KÖFTENİN ASIRLIK HİKAYESİ
1990 yılından bu yana Şanlıurfa’da çiğ köfte satışı yapan İbrahim Halil Şeker,
“Şanlıurfa’mıza özgü olan çiğ köfteyi Türkiye’nin dört bir yanındaki insanlara tattırmaya ve ilimizin ismini her yere duyurmaya çalışıyoruz. Çiğ köftenin tarihi Hz. İbrahim’e kadar uzanmakta ve MÖ 2445 ila 2452 yıllarına dayanmaktadır.
Hz. İbrahim’in annesi mağaraya gelir ve oğluna bir şeyler vermek ister. Fakat askerlerin yerlerini fark etmemesi için yemek yaparken ateş yakmamış. Yanında bulunan malzemelerle ceylan eti katarak çiğ köfteyi yapmış ve oğluna yedirmiş. Çiğ köfte de o günden bugüne kadar yapılmaktadır.” diye konuştu.
“HERKESİ ÇİĞ KÖFTE YEMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Şanlıurfa’da çiğ köfte satışı yapan İbrahim Halil Şeker, konuşmasının devamında ise,
“Çiğ köfteyi yapmak çok kolay. Soğan, sarımsak, az baharat, biraz yağ ve Şanlıurfa pul biberi eklenir. Ayrıca köftenin içine ne eklenirse o ismi alır. Vatandaşlara ikram etmeden önce kendim yerim, sonra kendilerine ikram ediyorum. Çiğ köftenin rengi çok önemli yediğinizde ağızda bir tat bırakacak herkesi çiğ köfte yemeye çağırıyoruz” dedi.
