Göbeklitepe’nin yakınındaki sessiz yapı: Germuş Kilisesi’nin bilinmeyen geçmişi

Şanlıurfa’nın dünya çapında tanınan Göbeklitepe rotasının çevresinde, çok daha az kişinin bildiği başka bir tarihî yapı bulunuyor. Eski adı Germuş olan bugünkü Dağeteği yerleşimindeki Germuş Kilisesi, kent merkezine yaklaşık 10 kilometre mesafede yer alıyor.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarına göre yapı taş malzemeyle ve iki katlı olarak inşa edildi. Kilise alanında tarihî yapı dışında bir akarsu ve toplantı meydanı da bulunuyor. Yapının Aziz Yakup adıyla anıldığı da resmî kaynaklarda aktarılıyor.
Ancak Germuş’un dikkat çekici tarafı yalnızca kilise değil.
Yapım tarihi konusunda kesinlik yok
Germuş Kilisesi hakkında farklı resmî yayınlarda tarih konusunda ihtiyatlı ifadeler kullanılıyor.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin güncel tanıtımında yapının 19. yüzyılda inşa edildiğinin tahmin edildiği belirtiliyor. Belediyenin kültür varlıklarını konu alan başka bir yayınında ise bölgede Orta Çağ’da Şehit Yakub Kilisesi ele geçirildiğu, bugünkü yapının eski kilisenin üzerine 19. yüzyılın ortalarında yeniden inşa edilmiş olabileceği aktarılıyor.
Bu nedenle Germuş’un tarihini tek bir kesin yapım yılına bağlamak doğru değil.
Daha da ilginç bir ayrıntı ise yapının batı cephesindeki giriş kapısının üzerinde ele geçirildiğu belirtilen kitabe. Kültür varlıkları yayınında bu kitabenin yerinden söküldüğü ve kayıp olduğu belirtiliyor.
Dolayısıyla yapının tarihini aydınlatabilecek önemli unsurlardan biri bugün yerinde değil.
İçeride üç nef ve kubbeler bulunuyor
Germuş Kilisesi’nin dışarıdan sade görünen taş cephesinin arkasında ayrıntılı bir mimari plan bulunuyor.
Yapı doğu-batı doğrultusunda uzanan üç nefli bazilikal plana sahip. Nefler sütun dizileriyle birbirinden ayrılıyor. Orta bölümün doğusunda sütunların taşıdığı kubbeli bir alan bulunurken diğer bölümlerde çapraz tonozlar kullanılmış.
Büyükşehir Belediyesinin kültür ve turizm tanıtımında da kilisenin üç nefli yapısı ve kadınlar mahfili hakkında mimari bilgiler bulunuyor.
Bu özellikler Germuş’u yalnızca terk edilmiş eski bir taş yapı olmaktan çıkararak Şanlıurfa’nın çok katmanlı kültürel geçmişinin önemli örneklerinden biri haline getiriyor.
Köyün tarihinde dikkat çeken isim
Germuş’un yakın tarihindeki dikkat çekici ayrıntılardan biri Üceymi Sadun Paşa ile bağlantısı.
Belediyenin aktardığı tarihçeye göre Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nin Suriye cephesine destek veren Üceymi Sadun Paşa daha sonra Türkiye’ye geldi ve buraya yerleşti. 1934’te Soyadı Kanunu’nun ardından Sümer soyadını aldı.
Bugün Germuş Kilisesi, Şanlıurfa’nın en fazla ziyaret edilen noktaları arasında sayılmasa da hem mimari yapısı hem kayıp kitabesi hem de çevresindeki tarih katmanlarıyla kentin daha az bilinen miraslarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
