Şanlıurfa’da Vatandaşlar Asgari Ücret Beklentilerini Açıkladı: Talepler 45 Bin ile 80 Bin TL Arasında

Şanlıurfa’da vatandaşlara “2027 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?” sorusu yöneltildi. Soruyu yanıtlayan vatandaşlar, 2026 yılında 28 bin 75 TL olan asgari ücretin yetersiz kaldığını ifade etti. Gıda fiyatlarındaki yükselişe, yüksek ev kiralarına ve artan yaşam maliyetlerine karşı geçim mücadelesi verdiklerini aktaran Şanlıurfalılar, sokaktaki ekonomik tabloyu ortaya koydu. Vatandaşların büyük bölümü mevcut asgari ücretin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz olduğunun altını çizerken, çözüme yönelik beklentiler farklılık gösterdi.
Şanlıurfalıların Asgari Ücret Beklentileri
“EV KİRALARI 30-40 BİN LİRAYKEN 28 BİNLE GEÇİM SAĞLAMAK MÜMKÜN DEĞİL”
Ev kiralarının asgari ücretin iki katına ulaştığını ifade eden Şevket Canbeyli, 28 bin TL ile geçimin oldukça zor olduğunu belirtti. Canbeyli, asgari ücretin 50 bin TL’nin altında olmaması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de bir ev kirası 30-40 bin lirayken 23-28 bin TL ile geçim sağlamak hiç mümkün değil. Asgari ücret 28 bin ise en azından 45-50 bin civarı olmalı ki gençler en azından kendilerini geçindirsin, evlensinler. Sayın Cumhurbaşkanımıza saygı duyarız, ‘Gençler evlensin’ diyor. Benim 4 tane çocuğum var; iş imkânı yok, kira yüksek, enflasyon zaten başını almış gitmişken asgari ücretle çalışan birisi nasıl evlensin? Kimsenin kimseden haberi yok. Benim oğlum 30 yaşında, evlendirmek istiyorum ama ‘Geçimimi sağlayamam’ diyerek evlenmiyor. Doğru söylüyor, 28 bin kime yeter? Bir çarşıya çıkıyorum, hiç yoksa 3-5 bin lira para gidiyor. Ayağını kapıdan dışarı at, bir çarşıya git gel, hiçbir şey almasan 2-3 bin lira gidiyor. Doğal gaz, su, elektrik pahalı; telefon faturası, ister konuş ister konuşma bin TL olmuş. Mecliste her gün ‘Evlenin, üç çocuk doğurun’ diye gündeme geliyor; çocuk dünyaya getirmek kolay da bunların beslenmesi var. Ben 65 yaşındayım, eskiden asgari ücretle çalışırken mşımla 2,5-3 Cumhuriyet altını (kelle parası) alabiliyordum, şimdi emekliyim yarım altın bile alamıyorum. Geçim sıkıntısı hat safhada. Bana göre asgari ücret 50 bin TL’den aşağı olmamalı. Bir milletvekili 400-500 bin lira alırken buradakiler insan değil mi? O niye 500 bin alıyor da ben 28 bin alıyorum? Emekliyim, 30 sene çalıştım ve aylığımdan 30 sene prim kesildi. Şimdi 23 bin TL alıyorum, peki benden kesilen para nereye gitti? Varlık içinde yokluk çekiyoruz, bu Allah’tan reva mıdır?”
“URFA GİBİ NÜFUSUN FAZLA OLDUĞU BİR YERDE ASGARİ ÜCRET 46-47 BİN OLMALI”
Nüfusun yoğun olduğu ve genç nüfusun sürekli artış gösterdiği Şanlıurfa’da asgari ücretin ve çocuk yardımı tutarlarının yetersiz kaldığını dile getiren Ömer Akdoğan, görüşlerini şöyle paylaştı:
“Asgari ücret 2027 yılında 46-47 bin TL olmalı. Şu an bir kira bile asgari ücretin dörtte üçü kadar; yani bölge bölge 15, 20 hatta 30 bin liraya kadar çıkıyor. Şu an bakıyorsunuz, kentsel dönüşümün olduğu Eyyübiye’de bile kiralar 15-20 bin TL. Bana göre Urfa gibi, Doğu gibi nüfusun ve çocukların fazla olduğu bir bölgede asgari ücretin yüksek olması gerekiyor. Çocuk yardımının da yüksek olması lazım; şu an 3. çocuğa 5 bin TL veriliyor ama bana göre az, kurtarmaz. Ya da okula giden çocukların bütün okul masraflarının ve yemek ücretlerinin ücretsiz olması lazım. Gençlerimiz okuyamıyor, doktorlarımız azalıyor; şu an hastanelerde bile bazen doktor bulunamayabiliyor. Şahsen bunların öne çıkmasını istiyorum. Bizim güzel bir ekonomimiz ve her şeyin yetiştiği bir ülkemiz var. Ülkemiz nereden baksanız 13 ülkeyi bile doyurmaya yeter ama dönüp baktığınızda elde hiçbir şey yok. Mşlar ve ekonomimiz yükselsin, buna bir düzen getirsinler istiyoruz.”
“ÇOCUKLARIMIZI DERSHANEYE GÖNDEREMİYORUZ”
Çocukların okul masraflarının fazlalığından ve yardımcı kaynak kitap dahi temin edemediklerinden yakınan Ayşe Karataş, asgari ücretin en az 50 bin TL olması gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
“Bence asgari ücret en az 50 bin TL olmalı, hatta o bile kiracı bir insana yetmeyebilir. Geçim çok zor, her şey çok pahalı. Çocukların okul masrafı derken bir dershaneye bile gönderemiyoruz, ek kitap alamıyoruz. Kiracı olmak, elektrik, su, mutfak ihtiyaçları, erzak, sebze derken her şey uçmuş durumda. Bence 50 bin TL bile az, buna bir çözüm bulunmalı.”
Geçim Sıkıntısı ve Yaşam Maliyetleri Gündemde
“ASGARİ ÜCRET İNSANLARIN ONURLU ŞEKİLDE YAŞAYACAĞI SEVİYEDE OLMALI”
Asgari ücretin, insanların onurlu ve haysiyetli bir seviyede yaşamını sürdürebileceği tutarda belirlenmesi gerektiğini ifade eden Hüseyin Bülbül, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Asgari ücret; insanların onurlu, gururlu ve haysiyetli bir seviyede yaşayacağı kadar olmalı. Bugün 28 bin TL ile 3 tane fatura bile ödeyemiyoruz. İnsanlar çöküşe gidiyor; hırsızlık, uyuşturucu gibi kötü yollara başvurup cezaevlerine düşüyorlar. Kimse cezaevinde olmak istemez ama 28 bin lira ile başka bir seçeneği kalmıyor. Üç odalı bir eve 7-8 bin TL elektrik faturası geliyor; burası mesken, iş yeri değil ki bu kadar yüksek gelsin. Asgari ücret en az 70-80 bin TL olmalı. Kimsede huzur yok; evlenenler boşanıyor, bekârlar kara kara düşünüyor. Urfa’da her şey çok zor, sürekli geriye gidiyoruz. En pahalı elektriği ve suyu biz kullandığımız için 28 bin TL artık Urfa’da bir şeye yaramıyor. İl dışına çalışmaya gidenler de oralarda perişan oluyorlar, durumları Urfa’dan beter. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmamaları ve buna bir çözüm bulmaları gerekiyor.”
“RAHAT BİR YAŞAM İÇİN 60-65 BİN TL OLMALI”
Rahat bir yaşam sürdürülebilmesi için asgari ücretin minimum 60-65 bin TL seviyesinde olması gerektiğini savunan Hakan Kurma ise düşüncelerini şöyle aktardı:
“Şu an günümüzde 40 bin TL asgari ücret belki yeterli olabilir ama enflasyon değerleri giderek artabilir. O yüzden minimum 50-55 bin TL civarı olması gerektiğini düşünüyorum. Böylece insanlar en azından bir ay daha rahatlayabilir; ayı borçla kapatmak yerine ufak artılarla veya doğrudan başa baş kapatabilirler. Çok rahat bir yaşam için ise asgari ücretin 60-65 bin TL olması bir aileyi tam anlamıyla kurtarabilir ve Şanlıurfa gibi bir şehir için gayet yeterlidir. Şehirden şehre fiyatlar çok fark ediyor; örneğin burada aldığımız bir içecek İstanbul’da bambaşka fiyatlara satılabiliyor. Eğer İstanbul’da yaşıyor olsaydım, orası için de asgari ücretin en az 60 bin TL olması gerektiğini düşünürdüm.”
