Urfa’da Bir Ömür, İki Büyük Sınav: Mehmet Aziz Ekren’in Unutulmayan Hikayesi

Hafız Mehmet Aziz Ekren, 1903 yılında Urfa’da dünyaya geldi. Babası, halk arasında “Reşşoyı İbrahim” olarak tanınan İbrahim Efendi, annesi ise Medine Hanım’dı. Çocukluk yıllarında babası cepheden cepheye koşarken Mehmet Aziz Ekren de eğitim hayatına devam etti. Babası 1911 yılında Trablusgarp Cephesi’ne giderken kendisi İptidai Mektebi’nde öğrenim görüyordu. İbrahim Efendi daha sonra Yemen Cephesi’ne ve Medine Müdafaası’na katıldı. Uzun yıllar cephede kalan babası ancak 1919 yılında Urfa’ya dönebildi.
URFA’NIN KURTULUŞUNDA YAŞADIĞI BÜYÜK ACI
11 Nisan 1920’de Fransızların Urfa’dan çekilmesi, şehir halkında büyük bir sevinç oluşturdu. Urfalılar, Fransız birliklerinin şehirden ayrılışını izlemek ve kurtuluş sevincini yaşamak için sokaklara döküldü.
O dönemde henüz 17 yaşında olan Mehmet Aziz Ekren de babasıyla birlikte kalabalığın arasındaydı. Bediüzzaman Aile Mezarlığı yakınlarından geçtikleri sırada, bölgede bulunan bir miktar barutun yanlışlıkla alev alması sonucu büyük bir patlama yaşandı.
Patlamada birkaç kişi hayatını kaybederken Mehmet Aziz Ekren de ağır şekilde yara aldı. Patlama sonucunda bir gözünü kaybeden Ekren, hayatının geri kalanını tek gözüyle sürdürmek zorunda kaldı.
1948’DE ARAPÇA EZAN NEDENİYLE HAPSE GİRDİ
Mehmet Aziz Ekren’in hayatındaki dikkat çekici olaylardan biri de 1948 yılında yaşandı. O dönemde ezanın Türkçe okunmasıyla ilgili uygulama hala yürürlükteydi.
Kurban Bayramı’nın birinci günü sabah saatlerinde Hekimdede Camii’nden arkadaşlarının yanına ulaşan Hafız Efendi’ye, arkadaşları “Yahu Hafız Efendi, bu Arapça ezanı ne zaman duyacağız?” diye sordu.
Bu sözler üzerine cesaretlenen Ekren, Arapça ezan okumaya karar verdi. Minareye çıkarak önce bir gazel, ardından da Arapça ezan okudu. Ezanın sesini duyan vatandaşların bir kısmı yasağın kaldırıldığını düşünerek büyük bir sevinç yaşadı ve caminin avlusunu doldurdu.
Ancak Arapça ezan okunmasını şikâyet eden bir kişinin ihbarı üzerine kısa süre sonra Mehmet Aziz Ekren’in evine muhtar, polis, inzibat ve bekçiler geldi. “Kim o?” sorusuna karşılık polis, kendisini karakola götürmek üzere geldiklerini söyledi.
DÖRT GÜN HAPİS YATTI
Dönemin avukatlarından Nurettin Akçar, Mehmet Aziz Ekren’i tanıyordu. Ekren’in babası İbrahim Efendi’nin, avukat Akçar’ın babasının köyünde vekillik yapmış olması da aralarındaki bağın önemli nedenlerinden biriydi.
Nurettin Akçar’ın girişimleri sonucunda Ekren’in daha ağır bir ceza almasının önüne geçildi. Mehmet Aziz Ekren yalnızca dört gün hapis yattı ve o dönemki maaşına denk ulaşan 50 lira kefaletle serbest bırakıldı.
