Gündem

Enkazın Altından ulaşan Ağlama Sesi… Şanlıurfalı Hevidar 24 Saat Sonra Böyle Kurtarıldı

17 Ağustos 1999 gecesi saatler 03.02’yi gösterdiğinde Türkiye, yakın tarihinin en ağır felaketlerinden biriyle karşı karşıya kaldı.

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan büyük deprem, Marmara Bölgesi başta olmak üzere çok geniş bir alanda hissedildi. Yaklaşık 45 saniye süren sarsıntı, binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve çok sayıda yapının yıkılmasına neden oldu.

Depremin ardından Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Bolu başta olmak üzere birçok kentte ağır hasar yaşandı. Gece saatlerinde yaşanması nedeniyle çok sayıda insan evlerinde yakalandı. Enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşmak için ekipler ve gönüllüler günler boyunca arama kurtarma faaliyetlarını sürdürdü.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca 43 bin 953 kişi yara aldı ve yüz binlerce kişi evsiz kaldı.

Felaketin boyutu gün ağardıkça daha net ortaya çıktı. Binlerce bina kullanılamaz hale gelirken, çok sayıda aile evini ve yakınlarını kaybetti.

ŞANLIURFALI HEVİDAR 24 SAAT SONRA KURTARILDI

Depremden birkaç gün önce, kamyon şoförlüğü yapan Mehmet Çay, 5 yaşındaki kızı Hevidar’ı İzmit’te yaşayan akrabalarının yanına bıraktı. Küçük Hevidar, dayısının evinde ele geçirildiğu sırada yaşanan büyük depreme yakalandı.

Göl ailesinin yaşadığı beş katlı bina, şiddetli sarsıntının ardından tamamen çöktü. Binada bulunan 11 kişiden Hevidar’ın dedesi, anneannesi, dayısı ve 7 kuzeni yaşamını yitirdi.

Arama kurtarma faaliyetlarının sona erdiği sırada enkazın altından ulaşan ağlama sesi, görevlileri yeniden harekete geçirdi. Sesin küçük Hevidar’a ait olduğunun anlaşılması üzerine kurtarma faaliyetları tekrar açıldı.

Hevidar, depremden yaklaşık 24 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldı. Küçük kızın kurtarılması, büyük yıkımın yaşandığı depremde umut veren gelişmelerden biri oldu.

BİNALARIN DAYANIKLILIĞI, YAPI DENETİMİ, AFET YÖNETİMİ…

17 Ağustos’un ardından Türkiye’de deprem gerçeği ve yapı güvenliği konusundaki tartışmalar daha da önem kazandı. Binaların dayanıklılığı, yapı denetimi, afet yönetimi ve toplumun deprem konusunda bilinçlendirilmesi gündemin önemli başlıkları haline geldi.

Aradan geçen yıllara rağmen 17 Ağustos 1999, Türkiye’nin afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatan en önemli tarihlerden biri olmayı sürdürüyor.

Depremde yaşamını yitiren binlerce insan, her yıl düzenlenen anma etkinlikleriyle hatırlanırken, uzmanlar da benzer bir felaketin yeniden yaşanmaması için riskli yapıların tespit edilmesi ve kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu